Baharatın öyküsü

Baharatlar, yemeklere koku veren, hafif ve şaşırtıcı tatlar sağlayan bir bitki kabuğu, kök, yaprak, meyve ve tohumlardan oluşur. Daha çok tropikal iklimlerin ürünüdür.Eski çağlardan beri dünyaya ün salan, ortaçağlarda uğruna deniz aşırı yolculuklar ve savaşlar yapılan baharatlar, Uzakdoğu’nun zengin kaynaklarındandı. Bu nedenle o çağlarda bazı baharatlar altın tozu kadar enderdi ve Avrupa’da çok değerliydi.
Baharat yolu, yeni çağlarda da sayısız keşif ve buluşların da kaynağı olmuş, tarihin büyük olaylarına yön vermiştir. İnsanoğlu’nun yüzyıllardan beri sofrasından eksik olmayan, yemeklere çeşni katan, öyküsü küçük baharatın tarihi böylesine büyüktür.
Baharatlar, artık günlük ihtiyaç maddeleri arasında kullanılmaktadır ve yemeklerimizin ayrılmaz parçalarıdır.Günümüz insanı için yemek, doyurucu olmanın yanında tadına varılması gereken koku, lezzet ve estetik değerler bütünüdür. Bu nedenle baharatlar, ızgaraların, soslu etlerin, çorbaların ve mezelerin vazgeçilmez çeşnileridir. Baharatlar, tek tek ya da karıştırılarak, ağız tadına göre, ölçülü olarak kullanılır. Baharatların özel kokusu hiçbir zaman yemeklerin tadını gölgelememeli, onu öne çıkarmalı ve hoşlaştırmalıdır.